Yaşam

Şampiyonlar Şampiyonu Anne

Şampiyonlar Şampiyonu Anne

Tarih: 15 Eyl 2009 Saat: 6:28pm

Belçikalı raket Kim Clijsters, ABD Açık’ta Wozniacki’yi 2-0 mağlup ederek, bir Grand Slam turnuvasına özel davetle katılıp şampiyon olan ilk tenisçi oldu. Clijsters, geçen ay tenise geri dönmüştü

Teniste sezonun 4. ve son Grand Slam mücadelesi olan ABD Açık Turnuvası’nda tek bayanlarda şampiyonluğa Kim Clijsters ulaştı. Belçikalı raket, Danimarkalı Caroline Wozniacki’yi 7-5 ve 6-3’lük setlerle 2-0 yenerek, kariyerindeki hem 2. Grand Slam’e hem de ikinci ABD Açık Şampiyonluğu’na ulaştı.
Tenisin zirvesinde yer aldığı 6 Mayıs 2007’de, sakatlıklarını gerekçe göstererek tenisi bırakma kararı alan Belçikalı sporcu, 27 Şubat 2008’de Jada Ellie adını verdiği kızının dünyaya gelmesiyle annelik sevinci yaşadı. Clijsters, 26 Mart 2009’da düzenlediği bir basın toplantısında tenise geri döneceğini açıkladı.
ABD Açık’a hazırlık niteliği taşıyan Cincinnati’de çeyrek finalde Dinara Safina’ya kaybeden tenisçi, Toronto’da ise 3. turda Jelena Jankovic’e boyun eğmişti. ABD Açık öncesi, tenise 2 yıl ara verdikten sonraki performansıyla, dikkatleri üzerine toplayan Belçikalı raket, yine de otoriteler tarafından favoriler arasında gösterilmemişti.
ABD Açık’ın ana tablosuna özel davetle (wild card) katılan Clijsters, ilk turda Viktoriya Kutuzova’yı, ikinci turda Marion Bartoli’yi, üçüncü turda ise Kirsten Flipkens’i yenerek, turnuvanın en flaş isimlerinden biri oldu. Ama esas sürpriz 4. turda yaşandı. Dünya klasmanının 3 numaralı ismi Venus Williams’ı 6-0, 0-6 ve 6-4’lük setlerle 2-1 mağlup eden Clijsters, bu müthiş galibiyetiyle adeta taşları yerinden oynattı.
Çeyrek finalde Na Li’yi geçen Clijsters, yarı finalde karşısında Williams kardeşlerin küçüğü, Serena Williams’ı buldu. Favori, bu sezon Avustralya Açık ve Wimbledon’ı kazanan Williams’dı. Ama evdeki hesap, korta uymadı. ABD’li rakibine raket kırdıran, Clijsters, 6-4 ve 7-5’lik setler sonunda adını finale yazdırmayı başardı.

İlklere imza attı
Finalde ilk sette zorlanmasına rağmen Danimarkalı Caroline Wozniacki’yi 7-5 ve 6-3’lük setler sonunda 2-0 yenen Clijsters, bir Grand Slam turnuvasında şampiyonluğa ulaşan, seribaşı olmayan ilk tenisçi olarak tarihe geçti. 1980’de Wimbledon’da mutlu sona ulaşan Avustralyalı Evonne Goolagong Cawley’den sonra anne olduktan sonra şampiyon olan ilk bayan tenisçi olan Belçikalı sporcu, vatandaşı Justine Henin’in ardından bir Grand Slam turnuvasında Williams Kardeşler’in her ikisini de mağlup eden ilk raket oldu.
2005 yılındaki ABD Açık şampiyonluğunun ardından ikinci Grand Slam zaferine ulaşan Clijsters, turnuva başlamadan önce dünya klasmanında ilk bin tenisçi arasında yer almazken, dün açıklanan dünya klasmanında 19. sıraya yerleşerek, bir büyük başarıya daha imza attı.

‘Gerçeküstü’
Belçikalı yıldız tenisçi, şampiyonluk sonrası duygularını “Spora tekrar başladıktan sonraki üçüncü turnuvamda ikinci Grand Slam şampiyonluğumu kazanmış olmam gerçeküstü bir olay. Bunun olduğuna inanamıyorum. Çünkü bu planımın bir parçası değildi. Buraya sadece bir Grand Slam’de oynama duygusunu tekrar hissetmek için gelmiştim” dedi.

Permalink  |  Etiket with: , , ,

Kan Vermek İyidir

Tarih: 12 Eyl 2009 Saat: 3:40pm

Kan vermenin vücudunuz için faydaları nelerdir?

Kan bağışı yaptığınızda sadece ihtiyacı olan insanın sağlığına kavuşmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kendi sağlığınız için de olumlu bir şey yapmış olursunuz. İşte kan bağışı sonrasında sağlığınızdaki olumlu değişiklerden en önemlileri şunlardır:

- Kan hücreleriniz yenilenir.
- Kan yapan organlarınız daha sık çalışır hale gelir.
- Sosyal sorumluluk ve ait olma hissini geliştirerek ruhsal olarak da rahatlarsınız.
- Genç hücreler dolaşıma katıldığı için, bağışıklık sistemi aktivitesi değişir.
- Kanınızdaki yüksek yağ oranı düşebilir.
- Kalp krizi ihtimalini %90 oranında azalttığı ifade edilmektedir.
- Her kan bağışladığınızda, kan sayımı ve kanla bulaşan hastalıklarla ilgili tarama testine tabi olursunuz.

Kimler kan bağışı yapabilir?

Aşağıda sıralanan maddelere eğer uygunsanız, siz de rahatlıkla bir kan merkezine gidip ihtiyacı olanlara kan bağışında bulunabilirsiniz.

- Yaşı 18-65 arasında olanlar.
- Ağırlığı 50 kg üzerinde olanlar.
- Önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin düzeyi normal olanlar.
- Kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen herkes kan bağışında bulunabilir.

Kimler kan bağışında bulunmamalı?

Bazı nedenler de sizin kan vermenize engel olabilir. Eğer aşağıda sıralanan durumlardan herhangi biri sizde varsa, kan vermek için biraz beklemeniz gerekiyor.

- Muayenede 37,5 dereceden fazla vücut ısısı olanlar.
- Nabız atış sayısı dakikada 50′den az, 100′den fazla olanlar.
- Damardan uyuşturucu bağımlılığı olanlar.
- Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi olanlar.
- Son 24 saatte aşırı miktarda alkol alanlar.
- Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirenler ve geçirme riski yüksek cinsel tercihlerde bulunanlar.
- Soğuk algınlığı geçirenler şikayetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler.
- Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın teması olanlar.
- Organ veya doku nakli yapılanlar.
- Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme gibi) işlemi yaptıranlar.
- Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler.
- Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar, 2 yıl süre ile; 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar.
- Kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka kan verdiğiniz merkezdeki doktora iletin.
- Kalp krizi geçiren bir kişi kan veremez.

Hong Kong da fahşet

Hong Kong da fahşet

Tarih: 12 Eyl 2009 Saat: 2:36pm

HONG Kong’da bir kadının, evine davet ettiği hamile bir kadının karnını yararak bebeğini çıkardığı bildirildi.

Savcılık yetkilileri, Leung Sin-Ting adlı 27 yaşındaki kadının, internette tanıştığı  8 aylık hamile kadının karnını yarıp bebeğini çıkardığını belirtti. Hamile kadının hayatta kalmayı başardığı, bebeğin ise öldüğü belirtildi. Leung’un yetkililere, çocuğun kendisinin olmasını istediğini söylediği kaydedildi.

Hem Erkek Hem Kadın Çıktı

Hem Erkek Hem Kadın Çıktı

Tarih: 12 Eyl 2009 Saat: 2:14pm

Tartışmalı atlet çift cinsiyetli çıktı

Geçen ay Almanya’da yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası’nda, bayanlar 800 metrede altın madalya kazanan Güney Afrikalı atlet Caster Semenya’nın cinsiyet testleri tamamlandı.

Sonuçlara göre, tartışmalı atletin çift cinsiyetli olduğu iddia edildi. İngiliz The Sun gazetesinde yer alan haberde, 18 yaşındaki Güney Afrikalı atletin hem erkek hem kadın cinsel organlarına sahip olduğu öne sürüldü: Semenya’nın testisleri bulunuyor ancak bir rahme ya da yumurtalıklara sahip değil. Semenya’nın babası Jacob ise duruma isyan etti. Kızının bir kadın olmadığını söyleyen insanları ‘hasta’ olarak nitelendiren Jacob Semenya “Hepsi çıldırmış. Onlar Tanrı mı?” diye konuştu.

İskoç Stirling Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kadınlar, seksi kadınlarla birlikte olan erkekleri daha çekici buluyor

Güzel görünmek isteyenlerin arkadaş seçiminde daha dikkatli olmaları gerektiği yapılan bir araştırma sonucunda kanıtlandı.
İskoç Stirling Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, beraber dolaştığımız insanların dış görünüşleri, çevremizdekilerin bizi beğenip beğenmemelerinde etkili oluyor. Bu durumun hemcinslerle birlikteyken geçerli olduğunu belirten yetkililer, özellikle kadınların kendilerinden daha az çekici arkadaşlarıyla birlikteyken daha çok beğenildiklerini kaydetti.
Daha etkileyici
Erkeklerde ise durum biraz farklı. Psikolog Dr. Anthony Little, Playboy’un kurucusuna ithafen isimlendirilen ‘Hugh Hefner etkisi’ nedeniyle çevresinde seksi kadınlar olan erkeklerin diğer kadınlar tarafından, olduklarından daha çekici bulunduklarına dikkati çekti.
Little, Playboy kurucusu Hefner’ın yanındaki güzel kadınlar olmadan o kadar da etkileyici görünmeyeceğini iddia etti.

Erkek güzel kadınla daha çekiciymiş!..

Erkek güzel kadınla daha çekiciymiş!..

Tarih: 12 Eyl 2009 Saat: 2:12pm

İskoç Stirling Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kadınlar, seksi kadınlarla birlikte olan erkekleri daha çekici buluyor

Güzel görünmek isteyenlerin arkadaş seçiminde daha dikkatli olmaları gerektiği yapılan bir araştırma sonucunda kanıtlandı.
İskoç Stirling Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, beraber dolaştığımız insanların dış görünüşleri, çevremizdekilerin bizi beğenip beğenmemelerinde etkili oluyor. Bu durumun hemcinslerle birlikteyken geçerli olduğunu belirten yetkililer, özellikle kadınların kendilerinden daha az çekici arkadaşlarıyla birlikteyken daha çok beğenildiklerini kaydetti.
Daha etkileyici
Erkeklerde ise durum biraz farklı. Psikolog Dr. Anthony Little, Playboy’un kurucusuna ithafen isimlendirilen ‘Hugh Hefner etkisi’ nedeniyle çevresinde seksi kadınlar olan erkeklerin diğer kadınlar tarafından, olduklarından daha çekici bulunduklarına dikkati çekti.
Little, Playboy kurucusu Hefner’ın yanındaki güzel kadınlar olmadan o kadar da etkileyici görünmeyeceğini iddia etti.

Alışverişte öncelik olarak belirledikleriniz ne ?

Alışverişte öncelik olarak belirledikleriniz ne ?

Tarih: 12 Eyl 2009 Saat: 3:57am

Yiyecek ve içecek ürünlerini satın alırken, tüketicilerin ilgi ve beklentileri farklı olabiliyor.

Bazı bireyler önce uygun fiyatlı olanlara bakarken, bazı bireyler doğal içeriğe öncelik veriyor.  Örneğin, düşük kalori seçenler olduğu gibi, alerjen özelliklere dikkat edenler de var. Çok yoğun çalışan ve zamanı sınırlı bireyler ise, kolay pişen ve zaman istemeyen ürünleri arayabiliyor.
Geçen yıl Avrupa’da başlayan Gıda Market Araştırması’nda, bu konu Mintel firması tarafından incelenmiş sonuca göre, tüm yeni yiyecek ve içecek ürünlerinin değerlendirilmesi sonucunda, tüketicilerin aşağıdaki ana konular üzerinde odaklandığı ortaya çıkmış:
* Doğal olan her şeyi aramak
* Hız / zaman avantajı
* Alerjenlerden kaçınma
Mintel’in Global Yeni Ürünler veritabanına göre; Ocak 2008 ve Haziran 2009 arasında piyasaya sürülen toplam 88 bin 364 yeni gıda ve içecek ürünü izleyince tüketici için öncelikli konular  şöyle sıralanıyor:
* Katkısız / koruyucusuz olması
* Organik besin
* Vejetaryen ürünler
* Mikrodalgaya konabilir olması
* Şekeri olmayan veya düşük veya azaltılmış ürünler
* Yağı olmayan veya düşük veya azaltılmış ürünler
* Temel tüketim maddeleri
* Alerjen özelliği olmayan kontrollü gıdalar
* Zaman / hız avantajı
* Gluten içermeyen ürünler

Bilinçli alışveriş, aslında koruyucu bir sağlık hizmetinin ilk adımıdır diyebiliriz. Yemek hazırlamada veya kahvaltıda kullandığınız ürünler, buzdolabı ile “aşk” yaşadığınız bazı geceler, market sepetindeki kararlarınız ile oluşuyor.
Satın alırken önceliğiniz, bireysel ihtiyacınıza göre değişebilir. Gluten alerjiniz var ise fiyattan bağımsız olarak gluten içermeyen makarna veya bisküviyi almak durumunda kalabilirisiniz. Şeker hastalığınız var ise şeker ilavesiz veya şeker yerine yapay tatlandırıcı ile lezzetlendirilmiş ürünlere bakarsınız. Uzun zamandır  tecrübelere göre, evde küçük çocuğu olan annelerle ailesinde kanser öyküsü olan kişiler, organik gıda ve katkı maddeleri konusunda daha hassas oluyorlar. Yoğun çalışan bireyler ise (eve varır varmaz kısa sürede yiyebilecekleri) yarı pişmiş veya ısıtmaya hazır veya dondurulmuş ürünleri tercih edebiliyorlar.
İyi bir market alışverişinin en önemli ve basit kuralı ise alışveriş listesi hazırlayarak yola çıkmaktır.

Markete giderken
* Alışveriş listesi yaparsanız hem bütçenizi kontrol etmiş olursunuz hem de ihtiyacınız olmayan besinleri almaktan korunursunuz.
* Alışveriş yaparken etiketleri okuma alışkanlığı edinirseniz, sağlığınız için olumlu ilk adımı atmış olursunuz (Kalori şeker ve yağ oranları, ilk bakacağınız sütunlardır).
* Ekonomik boy veya aile paketlerini inceleyin, farklı markaları birim fiyatlara göre karşılaştırın. Böylece gereksiz para harcamamış olursunuz.
* Patates ve soğanın nemsiz ve kuru ortamda saklanmasına ve filizlenmemiş olmasına önem verin.
* Ekmekleri dilim halinde satın alın veya evde dilimleyip, buzdolabında bekleterek kullanmayı tercih edin. Daha uzun süre dayanacaktır  (Isıttığınızda taptaze olur).
* Temizlik ürünleri ile gıda ürünlerini ayrı ayrı poşetlere koyun ve birbiri ile temas etmemesini sağlayın.
* Dondurulmuş ürünleri market arabasına en son alın ve mümkünse eve soğuk muhafazalı poşet içinde taşıyın. Tüm soğuk besinleri aynı pakete koymaya çalışın. Böylece soğuk etkisi artar.
* Dondurulmuş ürün satın alıyorsanız, 30 dakika içine buzdolabına yerleştirmeyi hedefleyin.

Alışveriş sepetinizde neler var?
Düşük yağlı ürünler (süt, yoğurt, peynir) Bu ürünlerde doymuş yağın azaltılmış olması  kanser riski ve kalp hastalığı riskini azaltmak için önerilmektedir.
Tam buğday ürünleri: Rafine edilmemiş buğdaydan yapılan ekmekler ve tahıl gevrekleri içerdikleri B vitaminleri ve lif ile kansere karşı koruyucu ve bağırsak hareketlerini düzenleyici etki gösterirler.
Rafine edilmemiş tahıllar (kepekli makarna, pirinç) Posa içeriğinin yüksek olması nedeniyle kolesterolü düşürmek genel sağlığı koruma; kabızlık ve kansere karşı koruyucu olarak önerilmektedir.
Folik asit ile zenginleştirilmiş ürünler (ekmek) Gebelik döneminde risk olan nöral tüp defektini önlemeye yardımcı olur ve sağlıklı bebek gelişimine katkıda bulunur.
A,C, E vitaminleri eklenmiş içecekler antioksidan özellikleri nedeniyle genel sağlığı güçlendirir, kansere karşı koruyuculuk gösterir.
Düşük yağlı zenginleştirilmiş sütler kalsiyum içerikleri nedeniyle osteoporoz riskini azaltır ve kalbi korur.
Bitki steroleri Kolesterol emiliminde  azalma yarattığını gösteren çalışmalar var.

Kurbağa kalmadı,Herkes kendini prens sanıyor!

Kurbağa kalmadı,Herkes kendini prens sanıyor!

Tarih: 08 Ağu 2009 Saat: 11:37pm


Kaç öpülecek kurbağa var!.

İzlediğimiz filmler,dinlediğimiz efsanevi hikayeler ve okuduğumuz romanlar gerçek olsa ne güzel olurdu.
Beyaz atlı prens ne zaman gelip beni alır diye hayal kurardık…
Beyaz atlı prensimizi bulacağız diyerek, Öpmedik kurbağa kalmadı. Buna bi çare bulmak lazım.
Dinlediğimiz masallarla, çocukluğumuzundan beri kandırılıyoruz. Bizi prenses kabul ettirdiler. İyi ki de inanmaşısız derken lap diye prenses olmuşuz!
Romantik yakışıklı ormanlık alandan atıyla beraber koşarak gelip, Bizi götüreceklerinizi bekledik;)

Onu öptüğümüzde prense dönüşeceğine o kadar inandırılmışız ki, Kurbağaların prense döneceğini sandık!
Herşeyin masal olduğunuzu seneler geçerken anlıyor insan… Peki ne değişti, Tabii birşey değişmedi. İnadına inanmak istemedik, ve hala hayalin peşinden gidiyoruz.

Partner ilişkilerinden hep aynı hatayı yapıyoruz.Değişeceğini ve düzeleceğini sanıyoruz. Problemlerin üstünü örtünce, yok olduklarını bittiklerini umit ediyoruz.
Çok sevildiğimize ve aldatıldığımıza inanmak, gerçeklerle yüzleşmekten daha da kolay gelmektedir.
Sosyal toplumda bi konumumuz var ise,hiç konduramıyoruz. Kan kusup kızılcık şerbeti demek adet olmuş, En çok kendi kendimize yalanlar söylüyoruz.

Niçin mutsuz olduğumuz ilişkileri sürdürüyor.Yaralanmış evliliklerini tam hızla devam ettiriyoruz.? Halen içimizde büyümeyen bi çocuk mu var?
Dirençimizi ve irademizi koruyarak düzeleceğine inanmaktayız!..

Soruların cevaplarını, partnersel ilişkilere özel olmakla beraber, yaşadıklarımızdan ders almayı öğrenemiyoruz.
İhanet oklarını bir defa yedikten sonra, sanki diğer oklar açıtmayacakmış gibi yaşıyoruz.
Hayat şartlarının mı, Egomuzun mu kurbanı oluyoruz kimse bilmiyor!

Aslında işin acı tarafı da prens niyetine öptüğümüz kurbalara benzemeye başlıyoruz. Bi gün geliyor bizde başkasının kurbağası oluyoruz! Ayna da ki yüzümüzden korkuyoruz!Hep yorgun savaşcı gibi hissediyoruz kendimizi…
Zaman genclik gibi akıp gidiyor. Boşa harcanmış kaç ömürü yok oluyor kim bilir…
Sihirin gerçekleşmesi için kurbağa öpmekten sıkıldık! Ve işin en kötü tarafı o kadar kurbağa öptükki!
Şimdi hepsi kendini prens sanıyor…

İlişki’de dikkat edilmesi gereken şeyler…

İlişki’de dikkat edilmesi gereken şeyler…

Tarih: 08 Ağu 2009 Saat: 11:37pm


İlişkilerde dikkat etmeniz gerekenler…

Partnerler arası aşırı kıskançlık, devamlı arayıp neredesin diye sorulması, çok üstüne düşmek en büyük yanlışlardandır.
Fakat en dikkat edilmesi gereken farklı konularda mevcut.

Partneriniz çok konuşmayı sevmeyen ve suskun bi yapıdaysa devamlı üzerine gidip ” bi sorun mu var? ” Neden susuyorsun? v.b sözlerle onu asla bunaltmayın.
Uzmanlar tarafından bu şekilde ki yaklaşımlar partneriniz için iyi olmayacağını gösteriyor.

Evet onu çok seviyorsunuz ve merak ediyorsunuz? Ama bu demek değildir ki günde on kere onu aramanıza sebep.Aramak yerine musait vaktinin olup olmadığını öğreniniz.
Hesap ödenmesi gereken yerlerde, erkek kendini zorunlu hissetmesin, bırakın içinden gelsin. Ama devamlı hesap ödeyen taraf erkek olursa, kendilerini bi nevi kullanılıyormuş gibi hissedebilirler.
Arada sırada sizde hesap için elinizi çantanızı atın!

Bir beraberlik sonrası, çok relax davranan,yanlışları olsada olmamış gibi davranan erkek için uzmanlar;
Tartışmalar esnasında duygusuzca hareket etmeyin. Duygularınızı kontrol altına alın. Ve olgun iki insan gibi konuşmayı tercih edin.
Çünkü erkekler bi kadının gözyaşından etkilenir ve bi kadını asla ağlatmak istemezler!
Durmadan herşeye ağlarsanız, size karşı güveni sarsılacak ve doğru düzgün konuşmayacaktır.

Erkekler, umursamaz ve istedikleri gibi bi hayat yaşamak isterler, Ama süpriz dolu hayat vaad ederler, Yetkililer,
Asla programlarınızı haftalar önce yapmayın. O zaman erkek en sevdikleri süprizleri yaşayamaz. Uzun zaman biriyle beraber olan erkek özgürlüğünden vazgeçmez.
Planlama huyundan vazgeçmek zor ise, Ortamı yumuşatın ve ona herşeyi önerin, kesinlikle emir vaki uslüb’ta bulunmayın.
Bu durumda ona da söz hakkı verdiğinizi düşünür ve rahatsız bi ilişki yaşamaz.

Partnerler arası, Aşk’ın en zehirli mantarları

Partnerler arası, Aşk’ın en zehirli mantarları

Tarih: 08 Ağu 2009 Saat: 11:36pm


Kadınlar çiçektir ama kadın erkek ilişkisi de çiçek gibidir.
Ona özen göstermezseniz anında solar…
Saygı ve sevgili uzun seneler sürecek ilişki bekliyorsanız, zehirli mantarlara dikkat etmelisiniz!..
Aşkta zehirli mantarlar, balayından sonra cicim ayları, ilk sevinçler,heyecanlar,arzulu sevişmeler ve üşüten gecelerde ki bekleyişlerden sonra
monoton dönemler başlar…Doğal olan da gerçekten budur.

Hiç bi partner ilk zamanlar gibi tempolu bi aşk yaşayamaz.Bu herkes için çok yorucu bi maraton olur.
Her çıkışı olan ilişkinin inişide olacağını kafamızdan çıkarmayalım.
Zehirli mantarlarla ilişkinizi bitirmemek için çok dikkatli olmasınız…
En tehlikeli zehirli mantarlar hakkında bilgi almaya ne dersiniz?

Önce ki dönem cebimizde bulunan mantar:

Genellikle evlilik dönemlerinde oldukça sık görülür,partnerleri canlarından bezdirir ve bu son derece sinsi bişeydir.
Sinsilik kastımız; partnerlerden biri, bunu ilk yapan bu konunun mutlak galibi olur.
Evlilik yıl dönümünü unutmak,annen baban bana şunu bunu yaptı, doğum günümü unuttun demek v.b şeyler gibi.
Diğer taraf bi suçluluk hisseder. Bu zehirli mantar o andan itibaren cebine girmiştir…

Seni terkederim Mantarı:

Evlilik başlangıçlarında seni bırakırım,terkederim, biraz şımarıklık ve partnerini kaybetme korkusu oluşur.
Öbür eş asla bunu yaşamak istemez. Daha aşk yapraklarını yeni,yeni açarken etrafta daha keşfedilmemiş mantar olmadığından,
en önemli koz haline gelir.Devamlı yinelendiğinden kaale alınmaz ve tehditkar iletiler içermez.
Ama ilişkinin üstünden seneler geçmişse tam tersi olur.
Attığınız ok hedef yerine size geri dönecektir. “Gidersen git, Hatta defol!” Zararlı mantarın ta kendisi!..

Cesaret edemez Mantarı:

Baştan beri yazdığımız süreç içerisinde, yani tüm zaman kavramının ve alışkanlıkların, heyecan ve tutkunun yerini aldığı sürelerde,
çiftin, kafasına anlamsız bir özgüven yerleşir.
Oo evlendik bişey yapamaz!,Seviyor beni başkasına bakmaz, Aldatamayacak kadar bana bağlı,Beni terkedemez, Bensiz sokağa çıkmaz,
Özür dilemem,Beni her daim arar gibi fikirleri olan, asla cesaret edemez mantarı, Partnerin bi anda hayal kırıklığına uğramasına sebeb olur.
Beni terkedemez, bana sonuna kadar bağlı diyenler,Hiç düşünmedikleri bi anda partneri tarafından terkedilen durumuna düşerler.
Özür dilemem diyenler, Başkalarına bakmaya ve yönelmeye en meyilli kişilerdir.
Cinsel hayatla tehtit edenler, Aldatıldıklarını asla öğrenemezler.Veya daha sonradan farkına varırlar.
Cesaret edmeez mantarı, günümüzde çiftler arasında en çok yiyilen zehirli mantardır.

Bu mantarlar, sadece çiftler arasında değil, eş,dost,akraba ilişkilerininde de çok zararlıdırlar.

Zengin koca nasıl bulunur?

Zengin koca nasıl bulunur?

Tarih: 08 Ağu 2009 Saat: 11:35pm


Günümüzde bekar olan kadınların çoğu zengin koca aramaktalar.
Ve neredeyse evli olan kadınlar bile zengin bi koca bulsalar direkt ellerindekini boşayacaklar.
İpucu? Zengin koca nasıl buılunur…

Bize sorarsanız asla bulamazsınız!
Bir koca için aranan en önemli özellikler için liste başı bile olamaz.
Türkiye şartlarına baktığımızda, orta direk zenginde kalmadı.
Burjuva zengin onlar var evet onlarında sıradan kadınları alacağı yok.

Özellikle ortaklık ve aynı mal varlığına sahip ailelerin , çocuklarını evlendirmesi.
Paranın ailelerde kaldığı ve şirketlerin ortak iş yaptığını düşünürsek büyük bi sosyal proje!.;)
Yeşil cam’da zengin erkek, fakir bi kızın acı hikayesi günümüzde yaşanmıyor.
Birleşmiş ortaklıkların duygusal ifadesi olan evlilikler haricinde, sokakta yürürken omuz omuza çarpıp tanıştığınız kişinin varlığını çok değildir:p
Bu nedenden dolayı zengin koca bulmak zordur! Sokak’ta cadde’de cafe’de bulamazsın!

Sosyal çevrelere bakıldığında, zengin olmanın hayalini bırakın, normal yaşayan bi eş yüzüne bile hasret kalan bayanlar vardır.
Nedeni nedir sizce?
Evlilikten, erkekler gittikçe uzaklaşıyor.
Bunun etkenleri nelerdir?
Evlilik lafı çıktığında erkekler niçin suratlarını asarlar.

Kızacaksınız ama malesef kadınlar yüzünden. Bizim kadınlarımız, genellikle metropol şehirlerde yaşayan,hemde çalılan ve para kazanan kadınlar var ki, modern hayatın tutkusuna kapılmışlar.
Hep ve devamlı özgür kadın olmak, başı boşluk değildir.Kadınlar cinsel özgürlüklerini tabii ki kazanmalıdırlar. Erkekler de her konuda nasıl yaşıyorsa,
kadınlarında bu özgürlüğü tanınmalıdır.
Sonuna kadar savunmalıyız…

Advertisement

Diğer Konular

Yeni Arşiv

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
kadin